|
Ana
Sayfa
Tarihçe
Coğrafi
Yapı
Eğitim
ve Sanat
Köy
İnsanları
Köy
Hikayeleri
Köy
Semtleri
Üsenköy'ce
Kim
Nerede
Yön
Verenler
Harita
Fotoğraflar
Telefonlar
Linkler
|
|
KÖYÜN
ESKİ İNSANLARI-1
KARALARIN
AHMET'A: Soyadı kanunundan çok önce yaşadığı için soyadı
bilinmeyen,esmer hatta kara, iri yapılıydı. Kahin değildi, ama birçok sözü
bugün gerçek olan kişi. Söze hep "sen sanma ha.! bu böyle devam
edecek". diye başlar,genelde şöyle devam ederdi;"Ovadan kara yılan
geçecek,her yerde cansız at gezecek,havada insan kuş gibi uçacak,para
pul olacak,şinikle para gelecek,ama paranın değeri olmayacak". Bir
başka gün;"sen sanma Yakup' a bu böyle devam etmez. memlekete Yunan
girecek,ama buraya giremez Haag! burası Şam toprağı"derdi. Eskiler
Ahmet 'a için "cumadan cumaya namaza giderdi, pek öyle namazda kılmazdı"diyerek
evliya olamayacağını anlattıkları,fakat Bunları nereden bildiğini
bilemedikleri hala meçhul olan kişi.
DAVULCU AHMET 'A,(AHMET YAMAN):Gözleri görmediği halde, her sene köyün
Ramazan davulunu çalardı. Herkesi nefes alışından ve ayak sesinden tanırdı.
Son zamanlarında kaya başında yolu şaşırdığı için düşerek
yaralandığı, bunun akabinde de davulculuğu bıraktığı biliniyor.
İLYAS USTA,(İLYAS YAMAN):Davulcu Ahmet' a dan sonra uzun süre köyün
Ramazan davulunu çalan,görünüşte, çok sakin ama; tren bileti cebinden
düşünce kondüktörün bilet istemesi üzerine, bütün ceplerini arayıp
bileti bulamayınca sinirlenip "madem bu cepte bilet durmuyor, öyleyse
bu cebin burada işi ne?"diyerek bütün ceplerini yırtacak kadar
sinirli,av meraklısı. İstiklal Madalyası sahibi
BODUR ÜSEN,(HÜSEYİN BUDUR):Atan, ama attığını da tutturan, köyde
uzun zaman muhtarlık yapmış, istiklal madalyası sahibi, köye çok emeği
geçmiş, cömert, esmer, iri yapılı.
MEHMET'A (MEHMET DAL):Müthiş kahve tiryakisi idi. Denemek için,
kahvesinin içine kavrulmuş bir burçak tanesi konmuş,O da, kahveden ilk
yudumu alınca "Mööö..." diye karşılık vermiş.
MAHMUT'A(MAHMUT DERE):Çok iyi sala okuyan s yerine ş harfini
kullanan,çalgı sesini duyunca hiç çekinmeden kalkıp çiftetelli
oynayabilen,bembeyaz saçlarını unutamadığımız
BOBA IRZA (RIZA BUDAK):Şakacı, hoşsohbet ve güler yüzlü
birisiydi. Evine alacağı camlarla birlikte kendisine sipariş edilen
camları İzmit'te satın alırken"bu kadar camı napıcan
amca"diyen zata ağlamaklı bir vaziyette "ah ah evin şimalini örtüsünde
gerisi Allah kerim"diyen.
ABAZA ALİ,(ALİ ÇETİN):İleri görüşlü,zeki,uyanık köyde ilk
bilyalı öküz arabası yapan, Ercova'mı yüksek yoksa Goca Dedik mi ?
bunu içine su doldurduğu şişeyle ölçen.
KAMİL'A(KAMİL KEKLİK):Uzun beyaz sakallı,sakin yapılı Çok iyi
konuşmacı, iyi hatip, diksiyonu muazzam, bilgili, çok okuyan, müthiş
bir iman ve ihlas sahibi.
HACI ŞALLI,(MEHMET MERT):Yaşlı ile yaşlı,gençle genç olan değerli
insan.
HACI
TOPAL ÜSEN,(HÜSEYİN ŞEN):Abisi Marangoz Hasan' dan, bir katır ve
bir ayakla ayrılan, çalışkanlığı, azmi, hiçbir şeyi unutmayan o müthiş
zekasıyla,köyün en zengini olan, misafirperver, insan ruhunu iyi
bilen;tam bir esnaf.
HACI AMET,(AHMET DÖNMEZ):Köyümüzde bilinen ilk hacı, İstanbul’da
medreselerde tahsil görmüş fakat babasının mali durumuna güvenerek
geri dönmüş, tahsilli sayılabilecek cömert kişi. İçtiği ve ısmarladığı
çayların parasını içmeden veren, çocukları çok seven, her pazar dönüşü
mahallenin çocuklarının dört gözle beklediği insan.
HARTLA OSMAN'A,(OSMAN ÇELİK):Değirmenci Osman'a olarak da tanınır,en
büyük özelliği insanlara çok uygun lakap takması.
YAKUP USTA,(YAKUP GÜNGÖREN):Masalcı,anlattığı ilginç
masallarla köyde bir ekol olmuş,masal anlatmadaki başarısı komşu köylere
de yayılmıştır. Çeşitli savaşlarda yaşanmış veya yaşanmamış
olayları ,kendi istediği şekilde yorumlayarak, köylülere saatlerce
anlatır; bazı olayları köylülerin öğrenmesine vesile olurdu.
HACI İSMAİL MARANGOZ:Bir müddet muhtarlık yapmış, Marangoz ve
dülger,köyümüzdeki evlerin çoğunda emeği olan, yaşadığı ömür
boyu hiç kimseye,"sen bilmezsin"dememiş,bir tek kişinin hatırını
kırmamış alçak gönüllü mütevazi insan.
ALİ HOCA(ALİ CAN):Köyün imamıydı ama en büyük özelliği
mucit oluşu;bir sürü yenilikler yapmıştı. Mesela;evden eve çektiği
teli telefon gibi kullanmıştı. Çok iyi marangoz ve dülgerdi.
HOCA OSMAN (OSMAN KEKLİK): Kamil' a nın kardeşi,kardeşi gibi
bilgili çok iyi hitabeti olan,köyden İzmit'e göç eden, Alaman Boğazında
vefat eden kişi.
ETEM EFENDİ(ETHEM ÖZ):Askerliği sırasındaki, gösterdiği
beceri ve başarılardan dolayı; subaylığa terfi ettirilen, askerlik dönüşü
köyde uzun süre muhtarlık yapan, uyanık, ileri görüşlü ve
kendisine efendi lakabının yakıştığı söylenen kimse.
EMİN ONBAŞI,(EMİN PINAR):Köyümüzde bir süre muhtarlık
yapanlardan, en büyük özelliği avda beline kadar ıslandığı halde
ava devam eden,akşama kadar avcılık yapan,her akşam oluşunda
"bundan sonra ava gitmeyeceğim"der sabah olunca kendisini çağıranlarla
ava giden av meraklısı.
MOLLA OSMAN,(OSMAN BUDAK): O zamanlardaki köyün en tahsilli kişişi,
Osmanlı döneminde çeşitli güreşlere katılmış, Kurtdereli ile
beraber güreşmiş, molla olarak okulu bitirmiş isede; okumaya devam
etmemiş, arkadaşı olan Şeyhvarmaz' lı Hayri hoca yüksek mevkilere yükselmiştir.
Fakat molla Osman hoca Oruçlu’ lu Ahmet pehlivan ile güreşlere katılarak
okumayı yarım bırakmış zat.
BUDAK
YAKUP:Kırık ve çıkık ustası;iyi niyetli, hiç kimsenin gönlünü
kırmayan ,herkesle iyi geçinen.
M.ALİ HOCA,(M.ALİ CAN):Çok iyi hafız. Mucit Ali hocanın oğlu. köyün
eski imamlarından.
HACI HASAN KÖSE:Uzun süre köyde Demokrat Parti ocak başkanlığı
yapmış, cin gibi,bunun yanında çok sinirli gözünden hiç bir şey kaçmayan,uyanık
insan.
KÖTAHYALI,(MUSTAFA SARI): Kötahya' lı lakabının sebebi Kütahya'
lıların giydiğini söylediği tip şapka giymesi,işi gücü şaka ve
latife olan bu kişi;bayılmış numarası yaparak kendisini dağdan köye
kadar taşıtıyor,hatta o ölüm yatağında iken, bazıları"inanmayın
numaradır"diyebiliyor çalgı sesi duyunca oynamaya başlayan bir özellikte.
YEMENLİ :Askerliğini Yemen'de yapmış,sabah çorbasının yanında
turşu yemeği israf sayan,uzun süre köyde sığırtmaçlık yapmış
fakir İnsan.
FAKADAR(MUSTAFA ÇAKICI):Konuşma sırasında "fakadar"
kelimesini fazlaca kullanırdı, kendisine bu sebepten Fakadar denmiş.
sakin, ağır başlı, kimseye zararı olmayan insan.
KARABELA,(EYÜP KAYA):Uzun boylu,esmer gözünü budaktan sakınmayan,kurtuluş
savaşında çarpışanlardan,kahve tiryakisi,kahvesinden içmek isteyen çocuklara;"kahve
içersen sende benim gibi kararırsın"gibi şakalar yapan"küçük
söyler büyük dinlerse ev bozgunluğu, büyük söyler küçük dinlerse
ev düzgünlüğü "tekerlemesin sık sık söyleyen, İstiklal
Madalyası sahibi.
KARAOSMAN,(OSMAN MUMCU):Lafını esirgemeyen Kötahya' lı baygın
numarası yaptığında,vurun şuna tokadı numara yapıyor- dur diyerek köylüleri
uyaran kişi.
OSMAN KEYA,(OSMAN KAHYA):Görünüşü gibi sinirli olan Osman
Kahya'nın diğer bir adı da titizliğinden dolayı; Sarıca arı.
KADİR'A,(KADİR KAHYA):Kadir'a nın hayatı garibanlıkla geçmiş,nefes
darlığı olduğu için çalışamayan, işi gücü kahvede oturmak, kuruk
oynamak, Kadir ağa lakabından dolayı köye gelen bazı yabancılarla
dalga geçer,kendisini koyun sürüleri sahibi ağa olarak tanıtır,hatta
onlara sürüsünden "beğendiği hayvanı alabileceklerini,ancak o ay
boynuzlu koç hariç"; şeklinde şakalar yapar, bazıları bu şakaya
aldanarak köy sürüsünden koç alamaya bile giderdi.
MEDET(MEHMET GÜNEŞ):Kendisine yardımsever olduğu için medet
dendiği sanılıyor. Çok iyi yonga yonardı,en meşhur olayı Hacı Hasan
Köse ile dövüşü.
GARALA ALİ AGA,(ALİ KAYA):Mesleği tekerlekçilik,evinin avlusunda
da çalışır,gelen giden herkese kahve içirirdi,her çarşamba günü
Pamukova’ ya pazara gider,o zamanlarda telefon olmadığı için asker oğlumdan
mektup gelecek onu almaya gidiyorum derdi,pazara gitme alışkanlığı bir
ömür boyu devam etti.
LORD
ÜSEN'A,(HÜSEYİN HAYTA):Hareketleri ağır keskin ve sert,tam bir lord
gibi yürür, lord gibi giyinir, lord gibi konuşurdu, herkese tam bir İstanbul
lisanı ile emreder,rica nedir bilmezdi eğer su isteyecekse "oğlum
bana su ver" derdi.
OKCU DAYI,( MUSTAFA OKÇU):Dokuz taş oynama meraklısı ve ustası;Taşları
bağlanınca sinirlenerek masaya vurup oyunu dağıtan,yinede"oyun
bozulmasaydı ben yenecektim"diyen,şakacı hoşsohbet İzmit'te vefat
eden kişi. kişi.
YUNUS HOCA,(YUNUS UYSAL): Köyümüzde yıllarca hocalık yapmış
okumaya meraklı,imamlık yaptığı yıllarda kahvehanelerde oyun oynamayı
önlemeye çalışmış ancak başaramamıştı. kahvehanede oyun oynandığı
için kahvenin kapısına vurmadan girmez; oyuncuların toplanmalarını
beklerdi.
ABDUL,(ABDULLLAH DAMAR):Uzun süre davarcılık yapmış, bağlara
giderken doruklardan köye doğru bakarak"bugün hava yağacak"deyip
geri dönen, her şeyden kıyamet alameti çıkaran kişi.
TORUN,(HASAN YILMAZ):Parasının hesabını çok iyi bilen,zengin kişinin
torunu olduğu için kendisine"torun"lakabı takılan. Aldığı
üçüncü sigarasını eksik olur korkusuyla sayarak satın alan kişi.
TOKABELLİ.(MUHARREM ÇİMDAR): Tokabelli lakabı ritmik
hareketlerinden dolayı verilmiş,yürüyüşü,giyinişi,hareketleri düzenli.
Diğer bir lakabı da şimbil'a.
HACI RAMAZAN ÇAVUŞ,(RAMAZAN AYAZ):Kurtuluş savaşına katılmış,
Futbol oynayanlara çok kızan. Tarihi farklı yorumlayan Nurittin paşa ve
Ali İhsan paşaları çok metheden, İstiklal Madalyası sahibi ."Ana
sattımın"sözünü fazlaca kullanan kişi.
GAFUR,HOŞ OĞLAN(MUSTAFA LAFÇI):Çalışkan,yılmak nedir bilmeyen,
sinirli, tırpanla ekin biçerken vefat eden kişi.
RAŞİT,A (RAŞİT ÇOBAN): Sigara tiryakisi,sakin,uzun boylu.
RIZA KÖSE: Hayrı çok seven,sakin yapılı,insanlarla iyi geçinen
değerli insan.
YUSUF HOCA,HOSAFCI,(YUSUF DAL):Tembel değil ama, acelede etmeyen,
lokantada komposto istediğinde hoşaf geldiğini görünce "ya bu hoşafmış"diye
kendi kendine mırıldanan.
KOCA MUSTAFA(MUSTAFA KABA):İncirli çavuş ve değişik mizah türü
halk hikayelerini anlatan,Kabadayının torunu.
HACI TAHİR ÇAVUŞ(TAHİR MERT):İyi bir dülger. Aslen Katırözlü,
Hüseyin Köyüne iç güveysi olarak gelmiş,köydeki ve civar köylerdeki
evlerin yapımında emeği olan.
ÖMER YILMAZ:1960 ihtilalinde köyde muhtarlık yapmış,sakin, aklı
selim sahibi,ata binmeyi çok seven kişi.
HACI KAVUNCA(MEHMET GÜLÇAY): Uyanık, gözü açık.
Ömrü boyunca üç oğlunu bir arada tutan,kendisine has özel
prensipleriyle meşhur,iyiliksever insan.
MARANGOZ HASAN(HASAN SEN):Köyde ilk meyve bahçesini kuran,ilk
bakkal, ilk kahveci,ileri görüşlü,baba"sen çok çalışıyorsun"diyen
oğluna,"oğlum Osman sen beni kası kasıver ben daha çok çalışırım
"diyen kişi.
MÜSLÜM DURAN:Eski muhtarlardan. Çok düzenli ve tertipli bir yaşantısı
ve giyinişi olan insan.
BABA İSMAİL(İSMAİL UÇAR):Ayağına giydiği çorapları dizine
kadar çekerek gezen,çorapları ile meşhur kişi.
GOCA KUŞAK,(MUSTAFA DEMİR):Kuşağıyla meşhur, yemekten erken
kalkanlara kızan insan.
MOLLA,(HÜSEYİN YILDIZ):Uyanık ve cin gibi oluşundan dolayı molla
lakabı takılan,kıvrak zekalı,iğne olmaktan aşırı korkan.
SİNİRLİ,(NİYAZİ KİRAZ):Çok sinirli olduğu halde sinirini
gizlemesini bilen,devamlı üfürük çalan kişi.
HAMİT'A,(HAMİT BUDAK):Köyde en uzun süre muhtarlık yapan,Siyasi
partilerin üst düzey yöneticileriyle çok iyi diyalogu olan,köyümüze büyük
hizmetleri olan kişi.
KUTUR AHMET:Sülalesinden köyde insan kalmamış tatlı yapıp satan
ve lehimcilik yapan kişi.
MAHMUT KEYA:Nargile"(köy dilinde tömbeki),tiryakisi idi. çalışmayı
fazla sevmez "Lokum önü"nde oturur nargilesini fokurdatır ,çeşitli
konularda sohbet ederdi.
ÇAVUŞ ÜSEN:Gezmeyi ve eğlenceyi seven,tembel sayıla bilecek yapıya
sahip,enfiye tiryakisi.
KABADAYI: Köyün zenginlerinden,köyden doruklara kadar bugün bile
kullandığımız kaldırımı yaptıran kişi.
YAKUP'A :Köy zenginlerinden idi,yumurtacılık yapar çok iyi para
kazanmazdı,ama bu vesile ile o zamanki ilimiz olan İzmit'e devamlı gider
gelirdi,bu sebepten de o zamanki yöneticilerle diyalogunu kesmezdi,köyün
ve köylülerin işini derhal yaptırırdı, eskiler Yakup'a için"bıçağının
yüzü de terside keserdi"tabirini kullanırlar.
SAYİT'A :Davar sürüsü sahibi idi,hayrı çok severdi,hele su
getirtmek ona büyük zevk verirdi,köy engaresinde çalışanlara koyun ve
keçi kesen,hem kendi hem gönlü zengin cömert insan.
OSMAN ÇAVUŞ:Köyde uzun bir süre muhtarlık yapmış, zengin,dediği
dedik,Yakup'a ve Kabadayı ile çok iyi geçinen "muhteşem üçlüden"biri,köyün
ileri gelenlerinden.
ŞEMSİ BEY(ŞEMSİ GÜNER):Çok iyi güreşen, insanlarla iyi geçinen,
apseli dişini çektirdiği için, genç yaşta vefat eden kişi.
MÜDÜRCÜK(MEHMET DOĞAN): Zeki ve bilgili olduğu için müdür,
boyunun kısalığından dolayı da Müdürcük denilen kişi.
ÖMER OSMAN(OSMAN HAYTA):En büyük özelliği misafirperver oluşu
idi. Bu yüzden köyde bir misafir odası yaptırmış, köye gelen
dilencilere yatacak ve yiyecek verdirirdi.
HASAN HÜSEYİN DÖNMEZ: Askerliği anında hükümlü taşırken şehit
olmuş, çocuklarının her kapı açılışında gelen babamızdır diye
baktıkları kişi.
YÖRÜK İSMAİL(İSMAİL ÇAM):Çok çalışkan, çiftçiliği çok
iyi bilen, meşelik deki tarlası sağlığında köyün en iyi tarlasıydı.
Şaka yapmayı seven, çocukların "Yörük Gocabba"sı idi.
İBRAM ÇAVUŞ(İBRAHİM ÇOBAN):Semer ağacı ustası, çiftçiliğe
fazla merakı olmayan, ormanda ağaçtan düşerek ölen kişi.
KOCA ÜSEN(HÜSEYİN AYÇİÇEK): Tekerlek, boyunduruk gibi ziraat
aletlerini yapar, geçimini böyle sağlardı.
OSMAN LAFCI: Bilinen en önemli özelliği çok çalışkan ve
becerikli oluşu. O günlerde köyün geçim kaynağı olan odun kömürü
kuyusu çatma ustasıydı.
DALENCİ(MUSTAFA DAL): Birinci Dünya Savaşında Arabistan ve
Yemen'de savaşmış, bir müddet esir kalmış, daha sonra kurtularak köye
dönmüş.
SADIK USTA(SADIK PINAR): Her şeyi ve herkesi meth eden, selam verene
bile"aleykümselam sağol " diyen,tekerlekçi ustası.
HEPPE İBRAM:Çok iyi marangozdu,şıra sıkma mengenesi gibi dikkat
ve beceri isteyen işleri yapardı.
EMİN'A(EMİN AYAZ):Köyümüzde bilinen ilk ve son kaşık ve kepçe
ustası.
TAHİRA(TAHİR ŞAHİN):Askerliğini jandarma olarak yapmış, gözünü
budaktan sakınmayan atak ve cesur bir kişi.
BAŞ ÇAVUŞ(RAMAZAN KUŞ):Av meraklısı,ayıdan tokat yiyen avcı,
kahvede televizyonda seyrettiği sirk gibi yapılması zor hareketleri dört
gözle seyreder;sonrada "kağıt bunlar inanmayın"derdi.
ŞAKİR'A (ŞAKİR DAMAR):Uzun yıllar davar çobanlığı yapmış,
sürü sahibi çok iyi kaval çalan,çarşıda karşılaştığı insana
"yuu sen nerdesin sabahtan beri seni arıyorum"diyebilen,nazarı
çok tesirli bakarak bardağı çatlatan,semer yapan kişi.
İSMAL KUŞ:Köyümüzden ayrılarak Ciciler'e iç güveysi olarak
gitmiş,daha sonra köyümüze dönmüş,televizyonu kahvenin camından
seyreden,semer ağacı ustası.
COBURCALI,(HÜSEYİN YILDIRIM):Şakayı çok sever ama, sarımsağı
hiç sevmez kokusundan nefret ederdi,zaten aşırı da sinirli olan Hüseyin
aga sarımsak yiyenleri kovardı.
FAHRİ ÇETİN: Rahatsız olması nedeni ile çalışmayan, yalnız
hayvan güden, doktorların kendisine tuzu yasak ettiği, genç yaşta vefat
eden kişi. İSMAİL
KAYA: Delilik derecesinde zeki, bağlarda ceviz ağacının altında
uyuduğu için ceviz çekmesinden dolayı çocuk denecek yaşta vefat eden
kişi.
PINARCI(İSMAİL YILDIRIM):Hiç kimsenin işine karışmaz, kendi işine
bakardı, bir süre köyde berberlik yapmıştı.
ALİ ÇAVUŞ(ALİ ÖZ):Çok sakin olan Ali çavuş; avlularındaki
koca kapının arkasında semer ağacı yapardı.
RAFET ŞEN:Genç yaşta ölen Rafet'in; en büyük merakı davarcılık
idi.
CEMAL USTA(CEMAL UĞUR):Tarihi çok iyi bilen,takvim günlerini de
iyi takip eden,sorulduğunda her an "bugün ikinci cemre, bugün
zemheri fırtınası "diyebilen kişi.
YAŞAR ÇOBAN:Meşhur diye bir lakabı vardı;bir müddet İzmit’te
gece bekçiliği yapmıştır,şakacı ve hoşsohbet olan kişi.
KEMAL'A(KEMAL PINAR)Misafirperver,gençliğinde çok iyi güreşen,
çalışkan ama kazancını harcamasını pek iyi bilmeyen kişi.
GARDİYAN (HÜSEYİN GÜNER):Yaşar Çoban ile İzmit'te gece bekçiliği
yapmış,daha sonra gardiyanlık yaptığı için kendisine bu lakap takılmıştır.
İBRAHİM KÖSE: Köyde muhtarlık ve her muhtar döneminde azalık
yapmış,köy işlerini seven,konuşma sırasında"geçen sene"
yerine"bıldır" diyen sigara ve gripin tiryakisi.
SADETTİN ÖZ :O kadar çalışma isteği vardı ki;bu gücü nereden
buluyor acaba dediğimiz,genç yaşta ölen kişi.
MAHMUT DÖNMEZ:Bitmek tükenmek bilmeyen çalışma hırsı ve
kahvelerde sandalyenin üzerine değişik bir oturma tarzı ile unutulmayan.
EŞREF HOCA(EŞREF MERT):Bir süre imamlık, uzun süre taksicilik ve
otobüs şoförlüğü yapmış, becerikli, pratik, iyi nişancı, yaptığı
her işin en iyisini yapmaya gayret eden, taksisine müşteri olarak binen
kişilerce öldürüldüğü tahmin edilen kişi.
MEHMET KAVUN: Çocukluğu ve gençliği garibanlık içinde geçmiş,
Almanya’ya işçi olarak çalışmaya giderek mali durumunu düzeltmiş,
orada rahatsızlanarak Türkiye'ye dönen,tedavi edilemeyince ruhi bunalıma
girerek intihar eden kişi.
YAKUP OKÇU: Saf, temiz kalpli, sakin ve ağır ağır konuşan, İzmit
Kağıt fabrikasında işçi olarak çalışan. Evinde yanmamış odun kömürünü
mangalda yakarak yatan ve zehirlenerek vefat eden kişi.
HALİL İBRAM USTA(HALİL İBRAHİM GÜNER):Çok büyük acılara
katlanmış sabrı ve tahammülü unutulmayan bir simge,acı biberi çok
seven,alçak gönüllü,odun kömürü kuyusu yapma ve yakma ustası.
İBRAHİM KİRAZ:Semer ağacı ustası,evinin önünde koyun
derisinden yapılmış pöstekiye oturur gün boyu semer ağacı yapardı. BAYRAM
ÇAVUŞ,BİNBAŞI;(BAYRAM ÇAY):Diş çekmeyi bilen, tekerlekçi ustası,hiç
kimsenin işine karışmayan sakin,iyi niyetli insan.
HASAN'A (HASAN BAŞTAN):Simsiyah sakalları esmer yüzü unutulmayan
davar meraklısı,acı biberi cok seven,sakin insan.
HÜRRİYETÇİ (HASAN KAVUN):Köyde Hürriyet Partisine ilk oy veren
kişi olduğu için kendisine Hürriyetçi denilen, sakin, alçak gönüllü
insan; Köyden Üçevler Köyüne taşındı ve orada vefat etti.
ABAZALARIN BÜNYAMİN(BÜNYAMİN KAÇAR): Hamit Budak,Osman Kuzu ve Hüseyin
Şen (Hacı Topal ) ile birlikte ilk kamyonu alan uzun süre kamyonculuk ve
mahrukatçılık (Odun tüccarlığı)yaptıktan sonra İzmit Kağıt
Fabrikasında işçi olarak çalışan ve buradan emekli olan, İzmit'te
vefat eden " moralin iyimi" deyimini sıkça kullanan, uyanık ve
atak bir kişi.
MUHAMMED KÖSE: Yeşil gözlerinden dolayı bazı insanların
kendisine çakır dediği gençliğinde iyi güreşen, sakin, iyi niyetli,
alçak gönüllü. Uzunca süre kamyonculuk yapmış genç yaşta vefat eden
değerli insan.
MEHMET BODUR: Eskiden varlıklı bir ailenin çocuğu olarak yetişen
Bodurların tek oğlu; elinden marangozluk, ustalık gibi vb. işler geldiği
halde fazlaca çalışmayı sevmeyen, bu sebepten dolayı rahmetli Osman Çelik
(Osman’a) tarafından kendisine dışişleri bakanı denilen, işe gittiğinde
hemen karnı acıkan, sigara tiryakisi hoş sohbet ve alçak gönüllü
insan.
BABA İBRAM (İBRAHİM UÇAR):Hiç kimsenin işine karışmayan, ömrü
fakirlikle geçmiş, gariban, güler yüzlü, sakin kişi.
ŞABAN HAYTA: Daima gülen, çok neşeli, bazen efkarlı; efkar anında
"ah ulan ah" deyip masaya vuran, arkadaşlarıyla çok iyi geçindiği
için geniş arkadaş çevresine sahip , genç yaşta ormanda geçirdiği
bir kaza neticesinde vefat eden sempatik kişi.
TORUN YAKUP(YAKUP YILMAZ): Sakin, sessiz ve sedasız, rahatsızlığından
dolayı hareketleri ağır, kimseye zararı dokunmayan, kalp krizi sonucu
aniden ölen kişi.
RIDVAN ÇETİN: Çok atik ve çevik, güçlü vücut yapısı ve
kaslarıyla yüzlerce defa sınav, mekik ve barfiks çekebilen, kilosuna göre
iyi güreşen, sessiz ve sakin; Rize’den bir hatunla evlendikten sonra
Pamukova' ya yerleşip çeşitli işlerde çalışan, arsa alıp evine başladığı
bir sırada genç yaşta aniden vefat eden biri.
ALAADDİN KÖSE: Futbol maçında çok terlediği halde, terli terli
soğuk içen ve bu nedenle genç yaşta vefat eden delikanlı.
TEKERLEKÇİ(SÜLEYMAN OK): Uyanık, gözü açık köyde geçim şartlarının
zorlaştığını hissederek köydeki mallarını uygun fiyatla satarak
Pamukova' ya taşınan, orada da tekerlekçilik yaptığı için
"Tekerlekçi" lakabı ile anılan kişi.
ALİ GÜLÇAY: Uzun süre çobanlık yapmış, saf, temiz kalpli, gözlerinin
üzerine örttüğü şapkasıyla meşhur, güler yüzlü, genç denecek yaşta
vefat eden kişi.
HÜSEYİN KABA: Uzun boylu, esmer, iri yapılı, şakayı seven,
bazen çok sert, hazırcevap ve dobracı özellikleri ile unutulmayan, genç
yaşta vefat eden kişi.
GIYIK EMİN,BİTİRİM(EMİN PINAR): Sakin, boynu bükük gezdiği için
gıyık lakabı, dayıca tavırlarından dolayı bitirim lakabı takılan,
arkadaş canlısı, hasta Galatasaray taraftarı. Öyle futbol hastası ki,
turnuvalara katılan köy futbol takımına profesyonel futbolcu getirip
oynatan kişi.
MEVLÜT KAYA:
ŞAKİR
ŞAHİN:
TAHİR
BUDAK:
İBRAHİM
GÜLÇAY:
İBRAHİM
DÖNMEZ:
SELİM
PINAR.
HASAN
ÖZ:
MUSTAFA
YILDIRIM.
HÜSEYİN
FİDAN:
HASAN
ÇELİK:
SÜLEYMAN
ÇELİK.
YAHYA
ŞAHİN:
BURHAN
UYSAL:
AHMET
MERT.
ARİF
DAL:
ESAT
ÖZ.
İBRAHİM
YAMAN:
HALİL
DEMİR:
İBRAHİM
YILMAZ.
MEHMET
ÇAKI:
ŞAKİR
SEVGİ:
MEVLÜT DAL
NURETTİN DAL
HASAN DURAN
MUHAMMET YILMAZ
OSMAN KUZU
ABDULLAH ÇOBAN
ALİ OSMAN LAFÇI
AHMET HAYTA
SÜLEYMAN ÇELİK
RECEP CAN
YUNUS HAYTA
ALİ BUDAK
SELİM UYSAL
HÜSEYİN FİDAN
OSMAN BAŞTAN
MUSA ŞAHİN
ŞAKİR ŞAHİN
SEYİT AHMET OK
ŞERAFETTİN OK
|